Şarj Kuyruklarını Azaltabilecek Karar! Daha Güçlü İstasyonların Önü Açıldı
Elektrikli otomobillerin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte hızlı şarj altyapısına duyulan ihtiyaç da giderek artıyor. Özellikle otoyollar, dinlenme tesisleri, akaryakıt istasyonları, AVM otoparkları ve yoğun kullanılan şehirlerarası güzergâhlarda şarj istasyonlarının kapasitesi daha önemli hale geliyor.
Yüksek güçlü DC şarj cihazlarının kurulabilmesi için ise yalnızca şarj cihazının teknik kapasitesi yeterli olmuyor. İstasyonun bulunduğu bölgedeki elektrik bağlantısının ve dağıtım altyapısının da ihtiyaç duyulan gücü karşılayabilmesi gerekiyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yaptığı yeni düzenleme ise bu noktada önemli bir değişikliğin önünü açıyor. Düzenlemeyle şarj istasyonlarına entegre edilen elektrik depolama sistemlerinin, istasyonun mevcut anlaşma gücünün üzerinde deşarj gücüne sahip olabilmesinin önü açılıyor.
Bu sayede şebeke bağlantı kapasitesi artırılmadan, depolanan elektrik kullanılarak yüksek güç ihtiyacının bir bölümünün karşılanabilmesi mümkün hale gelebilecek.
Önceki Sistemde Ne Vardı?
Önceki uygulamada şarj istasyonuna entegre şekilde kurulabilecek elektrik depolama tesisinin kurulu gücü, tüketim tesisinin anlaşma gücüyle sınırlandırılıyordu.
Bu durum özellikle yüksek güçlü DC şarj cihazlarının kurulacağı noktalarda bazı teknik ve yatırım sınırlamalarına yol açabiliyordu.
Elektrik bağlantısı yüksek şarj gücünü karşılamayan bir işletmecinin bağlantı kapasitesini artırması, yeni trafo yatırımı yapması veya dağıtım altyapısının güçlendirilmesini beklemesi gerekebiliyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte depolama sistemi, bu ihtiyacın belirli bir bölümünü karşılayabilecek şekilde kullanılabilecek.
Yeni Düzenlemeyle Ne Değişiyor?
Yeni uygulamada şarj istasyonuna bağlı elektrik depolama sisteminin deşarj gücü, istasyonun mevcut anlaşma gücünün üzerine çıkabilecek.
Sistem temel olarak iki farklı kaynaktan yararlanabilecek. Düşük talebin olduğu dönemlerde şebekeden alınan elektrik depolanabilecek. Elektrikli araçların aynı anda yoğun şekilde şarj edildiği dönemlerde ise şebeke bağlantısının yanında depolama sistemindeki enerji de kullanılabilecek.
Böylece şarj istasyonunun anlık güç ihtiyacının bir bölümü batarya üzerinden karşılanabilecek.
Burada kullanılabilecek gerçek güç miktarının her istasyon için aynı olmayacağı da önem taşıyor. İstasyonun elektrik bağlantısı, depolama kapasitesi, şarj cihazlarının özellikleri ve hazırlanan teknik projeye göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilecek.
Şebekeden Sınırsız Elektrik Çekilemeyecek
Düzenleme, şarj istasyonlarının artık elektrik şebekesinden sınırsız miktarda güç çekebileceği anlamına gelmiyor.
Mevcut anlaşma gücü kapsamında şebeke tarafındaki sınırlar korunuyor. Sistemde şebekeye enerji verilmesini engelleyen, şebekeden çekilen elektriğin anlaşma gücünü aşmasını önleyen ve gerektiğinde enerjiyi otomatik olarak kesebilen güç kontrol sistemlerinin bulunması gerekiyor.
Dolayısıyla ihtiyaç duyulan ilave anlık güç doğrudan şebekeden sınırsız şekilde alınmayacak. Depolama sistemi burada destekleyici bir kaynak olarak kullanılacak.
300-400 kW ve Üzeri Şarj İstasyonlarının Önü Açılabilir
Yeni düzenlemenin özellikle yüksek güçlü DC şarj istasyonları açısından dikkat çekici sonuçları olabilir.
Piyasada 150 kW, 180 kW, 240 kW ve 300 kW’ın üzerinde güç sağlayabilen şarj cihazları bulunuyor. Ancak bir şarj cihazının teknik olarak 300 kW güç verebilmesi, kurulduğu her lokasyonda bu gücün kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Bunun için elektrik bağlantısının da gerekli yükü karşılayabilecek kapasitede olması gerekiyor.
Depolama sistemlerinin kullanılabilmesi sayesinde şebeke kapasitesinin sınırlı olduğu bazı bölgelerde daha yüksek güçlü şarj cihazlarının kurulması teknik ve ekonomik açıdan daha mümkün hale gelebilir.
Her Araç Daha Hızlı Şarj Olmayacak
İstasyonda daha yüksek güç bulunması, elektrikli otomobillerin tamamının otomatik olarak daha hızlı şarj olacağı anlamına gelmiyor.
Bir aracın gerçek şarj hızını aracın maksimum DC şarj kapasitesi, bataryanın doluluk oranı, batarya sıcaklığı, şarj cihazının o anda sağlayabildiği güç ve aynı anda şarj olan araç sayısı gibi birçok faktör belirliyor.
Örneğin maksimum 100 kW DC şarj destekleyen bir otomobil, 350 kW gücündeki bir şarj cihazına bağlandığında 350 kW ile şarj olmayacak.
Bu nedenle düzenlemenin temel etkisi araçların teknik şarj sınırlarını değiştirmek değil, yüksek güçlü şarj altyapısının daha fazla noktada kurulmasını kolaylaştırmak olacak.
Şarj Kuyruklarını Azaltabilir mi?
Elektrikli araç kullanıcılarının özellikle yoğun güzergâhlarda karşılaştığı sorunlardan biri şarj istasyonlarında oluşan bekleme süreleri.
Depolama destekli sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte bazı lokasyonlarda daha fazla yüksek güçlü şarj cihazının çalıştırılması mümkün olabilir. Bu da aynı istasyonun yoğun saatlerde daha fazla araca hizmet verebilmesine katkı sağlayabilir.
Ancak düzenlemenin şarj kuyruklarını tamamen ortadan kaldıracağı söylenemez.
İstasyon sayısı, bölgedeki elektrikli araç yoğunluğu, istasyonun konumu, şarj cihazlarının sayısı ve sürücülerin kullanım alışkanlıkları da bekleme sürelerinde etkili olacak.
Otoyol ve Dinlenme Tesislerinde Önemli Olabilir
Yeni uygulamanın özellikle elektrikli araç trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde daha fazla önem kazanması beklenebilir.
Bunlar arasında otoyol dinlenme tesisleri, akaryakıt istasyonları, AVM otoparkları, yoğun şehirlerarası güzergâhlar ve büyük ticari alanlar bulunuyor.
Bu noktalarda aynı anda çok sayıda aracın hızlı şarja ihtiyaç duyması, anlık elektrik talebinin yükselmesine neden olabiliyor.
Depolama sistemi ise daha düşük talep dönemlerinde enerji biriktirerek yoğun saatlerde şarj cihazlarına ek güç sağlayabilecek.
Yeni Trafo İhtiyacını Azaltabilir
Yüksek güçlü şarj istasyonlarında yatırım maliyeti yalnızca şarj cihazlarından oluşmuyor. Bazı lokasyonlarda yüksek güç talebini karşılamak için yeni trafo, bağlantı hattı veya dağıtım altyapısı yatırımları gerekebiliyor.
Bu yatırımlar hem maliyeti artırabiliyor hem de şarj istasyonunun faaliyete geçme sürecini uzatabiliyor.
Elektrik depolama sistemlerinin kullanılabilmesi, bazı lokasyonlarda söz konusu altyapı yatırımlarına alternatif oluşturabilir.
Bununla birlikte her istasyonda depolamanın daha ekonomik olacağı sonucuna varılamaz. İşletmecilerin şebeke kapasitesini artırmanın maliyetiyle batarya depolama yatırımını karşılaştırması gerekecek.
Şarj Fiyatları Düşecek mi?
Yeni düzenlemeden doğrudan elektrikli araç şarj ücretlerinin düşeceği sonucu çıkarılmamalı.
Depolama sistemleri işletmecilere enerji yönetimi ve altyapı yatırımları açısından çeşitli imkânlar sağlayabilir. Ancak tüketicinin ödeyeceği şarj fiyatını elektrik maliyeti, işletme giderleri, yatırım maliyetleri, istasyonun kullanım oranı ve piyasadaki rekabet gibi farklı unsurlar belirliyor.
Dolayısıyla düzenleme şarj altyapısının daha verimli kurulmasına katkı sağlayabilir ancak kullanıcıların ödeyeceği ücretlerde otomatik bir indirim anlamına gelmiyor.
Elektrikli Araç Şarjında Depolama Dönemi
Elektrikli araç sayısındaki artış, yalnızca daha fazla şarj cihazına değil, aynı zamanda daha akıllı enerji altyapısına da ihtiyaç duyulmasına neden oluyor.
EPDK’nın yeni düzenlemesiyle elektrik depolama sistemleri ve şarj istasyonlarının birlikte daha etkin kullanılabilmesinin önü açılıyor.
Özellikle şebeke kapasitesinin sınırlı olduğu ancak elektrikli araç talebinin yüksek olduğu bölgelerde depolama desteğiyle daha yüksek güçlü şarj istasyonlarının kurulabilmesi mümkün hale gelebilecek.
Sürücüler açısından potansiyel sonuç ise gelecekte daha fazla noktada yüksek hızlı şarj imkanına ulaşılması ve yoğun kullanılan istasyonlarda hizmet kapasitesinin artırılması olabilir.
Kamu Bilgisi’nde elektrikli araçlar, enerji sektörü, otomobil teknolojileri ve yeni düzenlemelere ilişkin gelişmeleri takip edebilirsiniz.
Kamu Bilgisi mobil uygulamasını ücretsiz bir şekilde indirebilirsiniz.















Yorum gönder